MAKALELER

MAKALELER

 

Gayrimenkulde elektronik pazarlamada izin şart

6563 sayılı “Elektronik Ticareti Düzenleme Kanunu” izin vermemiş kişilere pazarlama ve onlarla satış amaçlı iletişim kurmayı yasaklıyor ve para cezaları getiriyor.

Zekeriya Arslan Vodasoft CEO

 

Gayrimenkul sektöründe, özellikle de projelerin pazarlanması sırasında SMS/eposta gönderimi ya da doğrudan arama yöntemleri en yaygın olarak kullanılan pazarlama aracı. Ancak artık bu yöntem bu kadar rahat kullanılamayacak. 5 Mayıs’tan sonra dilediğiniz kadar datanız olsun kişi izin vermediği sürece eposta/SMS gönderimi ya da kişinin aranması suç sayılacak. İzin almadığınız takdirde itibarın yanı sıra, her vakada 1.000-50.000 TL kaybedebilirsiniz ya da “izninizle" diyerek potansiyel müşterilerinizle iletişimi problemsiz devam ettirebileceksiniz.

 

5 Mayıs tarihinde yürürlülüğe girecek 6563 sayılı “Elektronik Ticareti Düzenleme Kanunu” izin vermemiş kişilere pazarlama ve onlarla satış amaçlı iletişim kurmayı yasaklıyor ve para cezaları getiriyor.  Kanun, “Alıcılarla ancak önceden onayları alınmak kaydıyla bilgi gönderilebilir” diyor. Uygulama Bakanlık tarafından da takip edilecek. Önceden kişiyi aramış olmanız, kişiye daha önce bir ürün satmış olmanız, grup firmalarınızdan birinden izinli olması, başka bir firmadan “izinli” diye aldığınız adresler ya da hiçbir belge olmadan kişinin iletişim kurmanız, medya yoluyla iletişime izniniz olduğu anlamına gelmeyecek. Bu nedenle önce, elinizdeki veritabanını izinli hale getirmeniz gerekiyor. Ama önce bu izinleri takip edeceğiniz ve gerektiğinde belgeleyeceğiniz bir alt yapı kurmanız gerekiyor. İzin almış olsanız dahi bunu belgeleyemiyorsanız, bu izin geçerli olmayacak.

 

İYM” izinli yönetim merkezi şart

Firmalar önce veritabanındaki kişilerle iletişim kurarak, belgeye dönüştürebilecekleri nitelikte izin alıyorlar. Bunlar arasında arama, SMS’le yanıt, eposta ile yanıt vb. yer alıyor. Gördüğümüz kadarıyla bu işlem aynı zamanda veritabanının temiz hale getirilmesini ve sağlıklı potansiyel müşteri oluşumunu da sağlıyor. İzinler alınmasının yanı sıra iki nokta çok çok önemli: “İzni belgelemek” ve “kişinin izin tarihçesini takip etmek”. İzni belgelemek, kişi kaydı ile hangi yoldan izin alınmışsa o kaydı/belgeyi geçerli bir sistemde tutup, gerektiğinde belgeyi bakanlığa gösterebilmek anlamına geliyor. İzin tarihçesini takip etmek; müşteriniz, iletişim yollarından bazılarına izin verip bazılarına vermeyebilir, hangilerine izin verdiğini takip takip etmeniz ve belgelerini kayıt altında tutmanız demek. . Örneğin, "SMS atın ancak eposta göndermeyin," diyebilir ya da "Temmuz’da SMS ister, Eylül’de arar artık SMS göndermeyin," der. İşte bunların hepsinin bir sistemde tutulup, tarih ve belgeleriyle birlikte korunması gerekli.

Ancak bu şekilde “tacizci” olmaktan kurtulup, “izinli” olabilirsiniz. Kişilerden alınan izinleri belgelemek ve takip Etmek yani para ve itibar kaybetmemek için izinli yönetim merkezi (İYM) altyapısı ve hizmetine sahip olmanız gerekiyor.

 

İzinli yönetim merkezi; teknolojik alt yapı, süreç yönetimi ve hizmetini kapsar. Veritabanınızdaki kişilerin ne zaman ve hangi iletişim araçları üzerinden izin verdiğini/vermediğini ve zaman içinde bu izinlerin değişimini belgeler, takip eder ve kişiyle eşleştirmenizi sağlar. Eposta göndermek istediğinizde, kimlerin eposta izni verdiğini sorgulamanızı ve listeler oluşturmanızı sağlar. Aynı şekilde, SMS, arama, IVR gibi izinli listelerinizi de İYM üzerinden oluşturabilirsiniz.

 

Çağrı merkezi görüşmelerinin olması, “İzin belge ve Takip” işleminin olması anlamına gelmiyor maalesef. Aynı şekilde şu anda kullanılan CRM yazılımları da henüz bu konuda yeteli değil. Çünkü arama, SMS, eposta yoluyla gelen izin ya da engelin, kişi ile eşleştirilmiş olan ve sorgulanabilen bir yapıda olması, tarihçe olarak takip edilmesi ve belgelendirmeye uygun olması gerekli. Bu nedenle, çağrı merkezi ve var olan CRM’den farklı ancak bu yapıya entegre bir sistem gerekiyor.

 

En büyük ceza, itibar kaybı, sosyal medyadaki şikayetler olacaktır. Bugün bile, kişisel bilgi güvenliği konusunda duyarlılık az değilken, yasanın çıkmasından sonra algı çok daha yüksek olacaktır. Kişiler artık yasa ile tanımlanmış bu suçu, daha fazla dile getireceklerdir. Bunun yanında parasal cezalar da yüksek. Kişi başına her gönderim için 1.000-5.000 TL, toplu gönderimlerde ise 5.000-50.000 TL arasında para cezası verilebilecek. Bu rakam, bakanlık tarafından belirleniyor.

 

 

Kaynaklar:

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/11/20141105-1.htm

http://www.izninizle.com/sss.html

https://www.youtube.com/watch?v=7Pzf5Kahs0Q

Tacizci misiniz? izinli mi?

HAZIRLAYAN      : Zekeriya ARSLAN

GÖREVİ                   : CEO- Vodasoft CCS

TARİH                 : 09.02.2015

 

Tacizci misiniz? İzinli mi?

 

Gayrimenkul, özellikle de projelerin pazarlanmasında SMS/eposta gönderimi ya da doğrudan arama yöntemleri en yaygın olarak kullanılan pazarlama aracı. 5 Mayıs’tan sonra dilediğiniz kadar datanız olsun, bu kişiler izin vermediği sürece eposta/SMS gönderimi ya da kişinin aranması SUÇ sayılacak.

 

“Bıktım bu SMS’lerden, aramalardan” Bu sözü siz de sık sık söylüyor olabilirsiniz. Kişiye erişimin kolaylaşması, herkesi bu noktaya getirdi. Ancak yakında hem sevinip hem de üzüleceğiniz bir düzenleme başlıyor: “İZİNLİ PAZARLAMA”

 

“01.5.15”, bu tarihi lütfen dikkate alın, çünkü bu tarihten sonra firmanız izin almadığı kişilere tanıtım için SMS, eposta vb. gönderemeyecek, arayamayacak.

Eğer izin almazsanız TACİZCİ olacaksınız, itibarın yanı sıra, her vakada 1.000-50.000 TL kaybedeceksiniz.

Ya da “İZNİNİZLE” deyip, sağlıklı bir şekilde potansiyel müşterilerinizle iletişimi devam ettireceksiniz.

 

Gayrimenkulde Elektronik Pazarlama

Gayrimenkul, özellikle de projelerin pazarlanmasında SMS/eposta gönderimi ya da doğrudan arama yöntemleri en yaygın olarak kullanılan pazarlama aracı. Bir proje lansmanında, yapılan bir kampanya da eldeki datalara ya da data pazarlayan kuruluşların müşterilerine yoğun bir şekilde SMS ve eposta gönderiliyor. Bu yasa yürürlüğe gridikten sonra dilediğiniz kadar datanız olsun, bu kişiler izin vermediği sürece eposta/SMS gönderimi ya da kişinin aranması SUÇ sayılacak. Kısaca gayrimenkul sektörünün en önemli pazarlama araçlarından birinin uygulamasında sorunlar çıkacak.

 

5 Mayıs tarihinde yürürlülüğe girecek 6563 Sayılı “Elektronik Ticareti Düzenleme Kanunu”, izin vermemiş kişilerle pazarlama ve satış amaçlı iletişim kurmayı yasaklıyor ve para cezaları getiriyor.  Kanun, “Alıcılarla ancak önceden onayları alınmak kaydıyla bilgi gönderilebilir” diyor. Uygulama Bakanlık tarafından takip edilecek.

 

Hangi durumlar İZİNLİ SAYILMAYACAK

. Önceden kişiyi aramış olmanız,

. Kişiye daha önce bir ürün satmış olmanız,

. Grup firmalarınızdan birinden izinli olması,

. Başka bir firmadan “izinli” diye aldığınız adresler,

. Hiçbir belge ile kişinin iletişim kurduğunuz medya yoluyla iletişime “izin verdiğini” kanıtlayamamanız.

 

Bu nedenle önce, elinizdeki veritabanı izinli hale getirmeniz gerekiyor. Ama önce, bu izinleri takip edeceğiniz ve gerektiğinde belgeleyeceğiniz bir alt yapı kurmanız gerekiyor. İzin almış olsanız dahi, bunu belgeleyemiyorsanız, bu izin geçerli olmayacak.

 

“İYM” İzinli Yönetim Merkezi Şart

Firmalar önce veritabanındaki kişilerle iletişim kurarak, belgeye dönüştürebilecekleri nitelikte izin alıyorlar. Bunlar arasında arama, SMS’le yanıt, eposta ile yanıt vb. yer alıyor. Gördüğümüz kadarıyla bu işlem aynı zamanda veritabanının temiz hale getirilmesini ve sağlıklı potansiyel müşteri oluşumunu da sağlıyor.

İzinler alınmasının yanı sıra 2 nokta çok çok önemli: “İzni belgelemek” ve “kişinin izin tarihçesini takip etmek”.

İzni Belgelemek; kişi kaydı ile, hangi yoldan izin alınmışsa o kaydı/belgeyi geçerli bir sistemde tutup, gerektiğinde belgeyi bakanlığa gösterebilmek.

İzin tarihçesini takip etmek; müşteriniz, iletişim yollarından bazılarına izin verip bazılarına vermeyebilir. Örneğin, SMS atın ancak eposta göndermeyin diyebilir. Ya da Temmuz’da SMS ister, Eylül’de arar artık SMS göndermeyin der. İşte bunların hepsinin bir sistemde tutulup, tarih ve belgeleriyle birlikte korunması gereklidir.

Ancak bu şekilde “TACİZCİ” olmaktan kurtulup, “İZİNLİ” olabilirsiniz.

Kişilerden alınan izinleri, “Belgelemek” ve “Takip Etmek” yani para ve itibar kaybetmemek için “İzinli Yönetim Merkezi” altyapısı ve hizmetine sahip olmanız gerekiyor.

 

İYM Nedir? Nasıl İşler?

İzinli Yönetim Merkezi, teknolojik alt yapı, süreç yönetimi ve hizmeti kapsar. Veritabanınızdaki kişilerin;

. Ne zaman?

. Hangi iletişim araçları üzerinden?

İzin verdiğini/vermediğini ve zaman içinde bu izinlerin değişimini belgeler, takip eder ve kişiyle eşleştirmenizi sağlar.

Eposta göndermek istediğinizde, kimlerin eposta izni verdiğini sorgulamanızı ve listeler oluşturmanızı sağlar. Aynı şekilde, SMS, arama, IVR gibi izinli listelerinizi de İYM üzerinden oluşturabilirsiniz.

 

Çağrı Merkezi’nin Olması Yeterli mi?

Çağrı merkezi görüşmelerinin olması, “İzin belge ve Takip” işleminin olması anlamına gelmiyor maalesef. Aynı şekilde şu anda kullanılan CRM yazılımları da henüz bu konuda yeteli değil.

Çünkü, arama, SMS, eposta yoluyla gelen izin ya da engelin, kişi ile eşleştirilmiş olan ve sorgulanabilen bir yapıda olması, tarihçe olarak takip edilmesi ve belgelendirmeye uygun olması gerekli.

Bu nedenle, çağrı merkezi ve var olan CRM’den farklı ancak bu yapıya entegre bir sistem gerekiyor.

 

TACİZCİ olmanın CEZASI

En büyük ceza, itibar kaybı, sosyal medyadaki şikayetler olacaktır. Bugün bile, kişisel bilgi güvenliği konusunda duyarlılık az değilken, yasanın çıkmasından sonra algı çok daha yüksek olacaktır. Kişiler artık yasa ile tanımlanmış bu suçu, daha fazla dile getireceklerdir.

Bunun yanında parasal cezalar da yüksek. Kişi başına her gönderim için 1.000-5.000 TL, toplu gönderimlerde ise 5.000-50.000 TL arasında para cezası verilebilecek. Bu rakam, bakanlık tarafından belirleniyor.

 

Kişisel olarak hepimizi daha güvenli kılacak olsa da, firmaların daha kontrollü olmasına yol açacak bu uygulamaya, siz hazırlanıyor musunuz?

Siz nederseniz deyin, kanun önünde ya İZİNLİSİNİZ ya da TACİZCİ.

 

 

Kaynaklar:

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/11/20141105-1.htm

http://www.izninizle.com/sss.html

https://www.youtube.com/watch?v=7Pzf5Kahs0Q

Yeni Tüketici Kanunu (6502 sayılı Kanun) Yürürlüğe Girdi

Yeni tüketici kanunu, 28 Mayıs 2014 günü itibari ile yürürlüğe girdi. Tüketicinin korunmasını hedefleyen yeni kanunda, tüketici kredileri, kredi kartları ile ilgili sözleşmeler, kart üyelik aidatları, ön ödemeli konut satış sözleşmeleri, ayıplı malların iadesi, abonelik sözleşmeleri gibi birçok alanda uygulanacak yaptırımlar düzenlenerek yürürlüğe girdi.

Özellikle finansal konularda tüketiciyi koruyan yeni düzenlemelerin yapıldığı kanunda dikkat çeken düzenlemeler aşağıdaki şekilde yer aldı; 

  • Yeni Kanunla, bankalara, üyelik aidatı olmayan kredi kartı imkânı da sunma zorunluluğu getiriliyor. Tüketici isterse ücretsiz kartı ya da farklı avantajlar konusunda ücretli kartı tercih edebilecekler.
  • Ön ödemeli konut satışlarında, tüketici kredileri sözleşmelerinde, tüketici 14 gün cayma hakkını kullanacak.
  • Bankalar her işlem için tüketiciden ücret talep edemeyecek. Bakanlığımız ve BDDK hangi işlemlerden ücret alınabileceğini belirleyecek.
  • Tüketici kredilerinde tüketici başka sigorta şirketinden sigorta yaptırabilecek. Banka bunu kabul etmek zorunda olacak.
  • Yüzde 2′lik tüketici kredisi erken ödeme tazminatı yüzde 1′e inecek.
  • Bankalar masraf ve komisyonu açık bir şekilde belirlenecek
  • İnşaat ruhsatı almamış hiçbir firma maketten konut satışı yapamayacak
  • Konut devir teslim tarihine kadar tüketiciye yüzde 2 tazminat ödemesi koşuluyla sözleşmeden vazgeçme hakkı veriliyor
  • İnternet telefon katalog satışlarında tüketici satıcılarla karşı karşıya gelmiyorlar. Bu tür satışlarda mesafeli sözleşme yapılmadan önce tüketicinin sözleşme hakkında bilgilendirilmesi zorunlu hale getirildi
  • Yeni kanunda devremülk sözleşmelerinde satıcı ve sağlayıcıların inşaat ruhsatı alması zorunluluğu getirmekte
  • Paket tur sözleşmesinin esaslı bir maddesinin değişmesi durumunda tüketiciye cayma hakkı veriliyor. Eğer satıcı sözleşmeyi yerine getirmezse tüketicinin uğradığı zararı karşılayacak
  • Tüketici boşa harcadığı tatil zamanı için satıcıdan tazminat talep edebilecek
Vodaaodt Bilgilendirme Mektubu - izinli Pazralama

 

Vodasoft CCS Müşteri Bilgilendirme Mektubu

 

 

Konu: 6563 Sayılı Kanun ve İzin Yönetim Merkezi (İYM) Hkk

 

Değerli müşterimiz,

Bildiğiniz gibi 6563 Sayılı Elektronik Ticareti Düzenleme Kanunu, 1 Mayıs 2015 tarihinde yürürlüğe girecek.

Bu yasa kapsamında geçerli izin alınmamış ve/veya izin alınmış olan ama belgelenemeyen elektronik iletişim adreslerine (Sabit Telefon Numarası, GSM No, ePosta Adresi gibi) elektronik ileti gönderimi (sms, eposta ve telefonla arama) yasaklanmıştır ve cezalara tabi tutulmuştur.

Firmalar bu kanun ile ilgili iç değerlendirmelerini yapmaktalar. Yasanın yansımalarını ve tüm ilgili birimleri mutlaka bu değerlendirmelere dahil etmekteler. Çağrı merkezi, müşteriler ile elektronik iletişim kanallarından bir kısmını kullanmakta olan bir nokta olması nedeniyle, 1 Mayıs 2015 tarihinden sonra markanız adına iletişime geçilen müşterilerin iletişim adreslerinin izin durumlarının online olarak tarafımıza bildirilmesi gerekecektir.  

Mevcut sözleşmemizde, tarafınızdan bize bildirilen elektronik ileti gönderim talepleri şimdiye kadar istekleriniz doğrultusunda gerçekleştirilmekteydi. Fakat yasanın yürürlüğe girme tarihinden itibaren (1 Mayıs 2015) bu iletilerin  sadece firmanıza/markanıza izin veren iletişim adreslerine gönderilmesi mümkün olacak. Bu iznin durumunu Vodasoft’a bildirmeniz gerekmekte. Bu bildirim kullanmakta olduğumuz yazılımdan görülebilmek durumunda (sizin yazılımınızı kullanıyorsak o yazılımda, Vodasoft yazılımı kullanılıyor ise belirteceğiniz bir İYM(İzin Yönetim Merkezi)’den kontrol etmemiz sağlanarak). Aksi halde izinsiz elektronik iletişime geçmekten dolayı ilgili bakanlık tarafından ceza uygulanması gündeme gelebilir.

Firmalar bu yasa kapsamında iletişim adreslerinin izin durumlarını güncelleyecekleri ve sorgulatabilecekleri İzin Yönetim Merkezini (İYM) kurmak durumundalar.

 

Bu mesajımız, firmanızın müşteri veritabanınızı yasaya uygun hale nasıl getirebileceğinizi ve yasanın yürürlüğe girmesi öncesi ve sonrasında yapabileceklerinizi özetlemek amaçlı hazırlanan videomuzun sizlerce incelenmesi ve gerekli ön hazırlıkları yapmanızı sağlayabilmenize katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.

Bu dokümanda, size iletilen epostada ve bilgilendirme videolarında aktardığımız bilgilere 6563 sayılı kanunun yorumlanmasını ve bu mesajı gönderdiğimiz tarih itibariyle olan sınırlarını içermektedir.

Çıkacak olan yönetmelikler, sağlanacak olan kolaylıklar (yumuşak geçiş için bakanlığın göstereceği hoşgörüler), bunların şekil ve sınırı konusunda net olmayan durumlar halen mevcut olsa da, İYM gereksinimi nettir.

Vodasoft CCS’in de yönetim kurulu üyesi olduğu ÇMD üzerinden, firmaların mevcut veri tabanlarını izinli hale getirmeleri için verilen sürenin kısıtlı olduğu, OPT IN ile birlikte bir süre de olsa OPT OUT ve ZIMNİ İZİN kavramlarının da değerlendirilmesi gerektiği konusunda görüşlerimizi ilgili makamlara iletmekteyiz. 

Vodasoft CCS ile çalışan müşterilerimiz, 6563 sayılı kanun hakkında en kapsamlı ve açıklayıcı bilgiyi sektörde en önce edinen firmalardır. 

Yasa sadece çağrı merkezinin dış aramalarını değil, eticaret sitenizi, WEB Sitenizi, satış ve satış sonrası hizmetlerinizi, kurumsal iletişiminizi, mobil uygulamalarınızı, ePosta ajans ve gönderilerinizi, satış noktalarınızı ve doğrudan pazarlama ile ilgili tüm birimlerinizi ilgilendirmektedir.

Videolarımızı ve ilgili dokümanları (sunum,3 aylık bültenimizle sizlere gönderilecek olan yasa değerlendirme kitapçığı ve videolar) inceledikten sonra, iç değerlendirmelerinizi müteakip uygun zamanınızda İYM (İzin Yönetim Merkezi) toplantısı yapmak için sizlerden randevu talep ediyoruz. 

 

 

Yasa ve getirdikleri konusundaki videomuzu tek parça olarak şu adreslerden inceleyebilirsiniz:

DOKÜMAN

LİNK

Tel Parça
(01:21 Saat)

http://goo.gl/wVlj9Z

YouTube’dan
7 Parça 

http://goo.gl/Vj1h7r 

Yasa Metni

http://goo.gl/tMR46b

İZİNLİ PAZARLAMA YASASI ve GETİRDİKLERİ

Yaklaşık iki yıl önce çıkması planlanan (2013 başı) izinli pazarlama yasası uzun süre bekledikten sonra ani bir şekilde meclis gündemine gelerek yasalaştı.

Avrupa Birliği’ne (AB) uyum sürecinde, “Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun” başlığı altında 23 Ekim 2014’te meclisten geçen ve 05 Mayıs 2015 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek kanunun temelini AB uygulamaları oluşturuyor. Kanunun (No: 6563) detayları için http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/11/20141105-1.htm linkinden bilgi alınabilir.

 

 

Peki, bu kanun neden bu kadar önemli ve ne değişiklikler getiriyor. Özellikle son yıllarda artan E-Ticaret uygulamaları ile birlikte bu alanda gerekli olan bir takım düzenlemeler yapılırken bunun yanında reklam amaçlı olarak insanlara değişik kanallardan yapılan gönderilerin artması üzerine kapsam biraz genişletilerek “İzinli Pazarlama” konusunda dâhil edildi.

 

Muhtemelen hepimiz sık sık gelen mesajlardan, olur olmaza zamanlarda gelen telefonlardan ve E-posta kutularını dolduracak kadar yoğun gelen kampanya postalarından bıkmışızdır. Bunun yanında bir de telefonumuzu nereden aldıkları belli olmayan ve çoğu zaman ismini hiç duymadığımız firmalar tarafından aranıyor ve müsait olup olmadığımızı bile sormadan satış yapmaya çalışan birileri ile karşılaşıyoruzdur. İşte izinli pazarlama dediğimiz kanun bu ve benzeri problemleri aşmak için tasarlandı.

 

Esasen hedefleri itibariyle hepimizin hoşuna gidecek olan bu kanun beraberinde bazı sıkıntıları da getirdi. Bunun en temel sebebi elektronik ticaret alanında (web siteleri, sms, e-posta vb. kanallardan) yapılan satış ve pazarlama faaliyetlerine dönük olarak hazırlanan bu tasarıya son anda çağrı merkezlerinin de eklenmiş olmasıdır. Çağrı merkezleri ağırlıklı olarak telefonla satış ve pazarlama faaliyetleri yaptıkları için kanunun bazı noktalarında ortaya konulan kısıtlamalar çağrı merkezi faaliyetlerini zorlaştırmaktadır. Ayrıca kanunda öngörülen ancak nasıl yapılacağı belli olmayan uygulamaların yanında kanunda öngörülmeyen konuların da yönetmeliklerle belli bir şekle gireceği ümidimizi koruyarak bu kanunla bizleri nelerin beklediğine geçelim.

 

Kanunla birlikte hedeflenen temel konulara kısaca bakacak olursak;

  • Kanun kapsamına ticari elektronik ileti (Telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj) gönderen herkes dâhildir
  • Hizmet sağlayıcı müşteriye kurum, ürün ve hizmetleri ile ilgili detaylı bilgi vermelidir
  • Hizmet sağlayıcı müşteriye verilen ürün/hizmet ile ilgili sözleşme detaylarını sunmalıdır
  • Hizmet sağlayıcı siparişin onaylanması aşamasında ve ödeme bilgilerinin girilmesinden önce, ödeyeceği toplam bedel de dâhil olmak üzere, sözleşmenin şartlarının alıcı tarafından açıkça görülmesini sağlamalıdır
  • Hizmet sağlayıcı, sipariş verilmeden önce alıcıya, veri giriş hatalarını belirleyebilmesi ve düzeltebilmesi için uygun, etkili ve erişilebilir teknik araçları sunmalıdır
  • İndirim ve hediye gibi promosyonlar ile promosyon amaçlı yarışma veya oyunların bu niteliği açıkça belirlenebilmeli, bunlara katılımın ve bunlardan faydalanmanın şartlarına kolayca ulaşılabilmeli ve bu şartlar açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılır olmalıdır
  • Hizmet sağlayıcı müşteriden elde ettiği kişisel verilerin saklanmasından ve güvenliğinden sorumludur. Bu veriyi müşterinin izni olmadan paylaşamaz
  • Tüm bilgi ve belgelerin denetiminden Gümrük ve Ticaret Bakanlığı sorumludur ve istenildiğinde firma bunları sunmakla yükümlüdür,

 

Yasanın en önemli ve çağrı merkezini doğrudan etkileyen kısmı ise izinli pazarlama ile ilgili olan 6. Madde ve detayları. Bu maddede yer alan önemli kısımlara gelecek olursak;

 

Öncelikle alıcının ilk elektronik postadan sonra reddetme hakkı olarak tanımlanan “Opt-out” ve elektronik iletilerin ilkinde dahi önceden izin alma şartı getiren ve “opt-in” sistemi olarak adlandırılan iki modelden Opt-in modeli hayata geçiriliyor. Opt-in modeli özellikle Avrupa Birliğine üye ülkelerin genelinde uygulanmaktadır. Bu modele göre yasa devreye girmeden önce müşterilerden alınacak izinlerin tamamlanmış olması gerekiyor. 1 Mayıs 2015’ten sonra müşterilerden izin almak için dahi arama yapılamayacak. Doğal olarak da izin alınmamış olan müşterilere herhangi bir satış/pazarlama faaliyeti yürütülemeyecek.

 

Bunun yanında esnaf ve tacirlerin ticarî faaliyetlerine ilişkin haberleşme ihtiyacı göz önüne alınarak kurumsal firmalara yapılan bildirimler için önceden onay şartı getirilmemiştir. (örneğin e-posta ile yapılan ürün fiyat bildirimleri veya kampanya bildirimleri)

 

Peki, izin nasıl alınacak? Bunun için yasada “yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla” alınabilir deniyor. Yani e-posta, çağrı merkezi, web form, sms, IVR vb. araçlar kullanılabilir. Ancak önemli olan alınan izinlerin uygun bir şekilde depolanabilmesi ve gerektiğinde bu izinlerin ispatlanabilir olması. Birçok kurumsal firma bir süredir değişik kanallardan izinleri toplamaya çalışıyor. Bu maddede dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da alınacak iznin yapısı olacak. Zira gönderilen iletinin içeriğinin alınan izne uygun olması gerekiyor. Bu durumda izin alırken kullanılacak metne çok dikkat etmek gerekiyor. Yapılacak yanlış bir planlama, alınan izinleri geçersiz kılabilir. Yine önemli ve sorunlu bir konu da elektronik iletiyi gönderen tarafın kendisinin iletişim bilgilerini ileti ile birlikte iletmesi gerekliliği. Bu durumda sms gönderimlerinde karakter sınırı problemi gündeme gelecektir.

 

Yasanın getirdiği diğer önemli bir madde iletiyi reddetme hakkı. Bu maddeye göre alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Hizmet sağlayıcı gönderdiği iletide kişinin gönderim listesinden çıkabilmesini sağlayacak gerekli bilgileri de iletmeli. Eğer alıcı gönderim listesinden çıkmak isterse hizmet sağlayıcı bunu üç iş günü içinde hayata geçirmek zorunda kalıyor. 

 

Yine kanuna göre Elektronik İletilerin gönderilmesine aracılık eden kurumlar (Telekom operatörleri, e-posta hizmeti sunan firmalar vb.) kurumsal veya bireysel iş ortaklarının müşterilerden izin almaksızın yaptıkları gönderilerden ve içeriklerinden sorumlu tutulmayacaklar.

 

Yukarıda çerçevesini çizmeye çalıştığımız yasanın en önemli kısmı ise cezai yaptırımların geliyor olması. Yasaya göre kanunu ihlal edenler ihlal ettikleri madde başlıklarına göre 1000 TL’den 15.000 TL’ye kadar, toplu elektronik iletilerde ise ihlale göre 10.000 TL’den 50.000 TL’ye kadar cezaya çarptırılabilecek.

 

Peki, kurumlar izinli pazarlamaya hazırlık aşamasında ne yapmalı?

 

Reklam, bilgilendirme ve satış amaçlı tüm arama ve gönderimlerde izin alınması gerekiyor. Bunun için öngörülen son tarih 4 Mayıs 2015. Firmalar bu tarihten önce izin alma işlemlerini tamamlamalı veya bu tarihten sonra yapılacak ileti çalışmalarında izinsiz veri kullanmamalıdır.

 

Biz Vodasoft CCS olarak müşterilerimizin mevcut veya potansiyel müşterilerine yapacakları bu tür çalışmalar için gerekli izinlerin alınması ve alınan bu izinlerin kayıt altına alınması altyapı ve süreç çalışmalarımızı tamamlamış bulunmaktayız. 

GYODER TEMSİLCİLERİNE İZİN YÖNETİMİ EĞİTİMİ

Vodasoft CCS, GYODER temsilcilerine çağrı merkezi eğitimi verdi. Vodasoft Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Arslan’ın verdiği eğitimde sektör temsilcilerinin çağrı merkezi hizmetlerinde ihtiyaç duyacakları tüm bilgiler paylaşıldı. Arslan, 2013’ ün ilk yarısında gerçekleştirilen İnşaat Sektörü İletişim Analizi Araştırması’ndan çarpıcı bilgiler verdi. Çağrı merkezi hizmetlerindeki deneyimlerini sektörünün ilk ve tek kitabı olan A’dan Z’ye Çağrı Merkezi Dünyası isimli kitapta toplayan Arslan, aşağıdaki başlıkları içeren sunumundan sonra katılımcıların sorularına da yanıt verdi.   

 

• Proje Reklamları ve Çağrı Karşılama Sıkıntıları/Çözümleri

• Reklamların Etkisinin Ölçümü

• SMS ile Proje Satışı ve Sıkıntılar

• Çok Projeli Firmalarda Merkezi Çağrı Karşılama

• 444’lü Hatlar ve Çağrı Konsolidasyonu

• İnşaat Sektöründe Müşteri Tanıma/Takibi

• Satışını Outsource Etmek ve Kalite Kontrolü, Sıkıntılar

• Veritabanı Yönetimi (Koruma, Data Güvenliği, Hırsızlıklar)

• Sadakat Yönetimi, Sadık Müşteriler yaratmak

• Satış Öncesi, Esnası ve Sonrası Çağrı Merkezi Kullanımı

• İnşaat Sektöründe Yeni Kavram (TelePazarlama-TeleSatış)

• İzinli Pazarlama (İzinsiz data kullanımı ve yasal durumu)

• Ses Kaydı, Önemi, Şekli, Yasal Durumu

• Otomatik Arama/Bilgilendirme Sistemleri ve Satış Arttırma

• Gelecek 5 Yılda İnşaat Sektöründe İletişim Alanında Yenilikler

İZİNLİ PAZARLAMA HAKKINDA HER ŞEY

Vodasoft CCS, 18 Mart 2015 Çarşamba günü İstanbul Şehir Üniversitesi’nde  “İzinli Pazarlama Kanunu” konulu bir seminer düzenledi. Seminer, Vodasoft CCS CEO’su Zekeriya Arslan’ın sunumuyla ve E-Ticaret Kanunu Hazırlama Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Tekin Memiş’in katılımıyla gerçekleştirildi. E-Ticaret Kanunu Hazırlama Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Tekin Memiş, seminerde katılımcılardan gelen sorulara detaylı yanıtlar verdi.

 

 

Satış ve pazarlama dünyasında devrim niteliğinde değişiklikler yaşanmasına neden olan ve 1 Mayıs 2015 tarihinde yürürlüğe giren “İzinli Pazarlama Kanunu” ile markalar müşterilerine satış ve pazarlama faaliyetleri yapabilmek için izin yönetim merkezi kurmak zorunda kalıyor. Kanunun yürürlüğe girmesinden önce İzninizle adıyla İzin Yönetim Merkezi’ni kuran Vodasoft Call Center Services, müşterilerinin izinli pazarlama konusundaki sorularına yanıt  bulabilmesi için bir seminer düzenledi. Vodasoft CCS tarafından organize edilen “İzinli Pazarlama Kanunu” konulu seminer, E-Ticaret Kanunu Hazırlama Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Tekin Memiş tarafından İstanbul Şehir Üniversitesi’nde verildi. Seminer Vodasoft CEO’su Zekeriya Arslan’ın açılış konuşmasıyla başladı.

Arslan, katılımcılara “Hoş geldiniz” dedikten sonra, “İzinli Pazarlama Kanunu Elektronik Ticareti Düzenleme Kanunu’nun içerisinde yer alan ve günlük dilde kullandığımız bir terim. Bu yasanın getirdikleri,  bize yansıyacak tarafları, ne zaman hayata geçecek gibi sorulara bu seminerde cevap bulacağız. Bu konuyla ilgili merak edilen tüm sorular Vodasoft müşterilerine özel birinci ağızdan E-Ticaret Kanunu Hazırlama Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Tekin Memiş tarafından cevaplanacak” dedi. Arslan’ın ardından Prof. Dr. Memiş, katılımcıların sorularına yanıt vermeden önce yasaya ilişkin kısa bir sunum yaptı. Sunumunda kanunun çıkarılma sürecinden bahseden Prof. Dr. Memiş, kanun çıkarılması için çalışmaların 2009 yılında başladığını ve 2015 yılında kanunun çıkarıldığını belirtti. Prof. Dr. Memiş, hazırlık sürecinde elektronik ticaret ile uğraşan birçok kesimle temas kurduklarını belirterek, “Bu çerçevede Avrupa Birliği ile bir proje yürüttük. Sektör ile hep temas içerisinde bulunduk. Birçok toplantı yaptık. Biz bu toplantılarda aslında reklam almak istemeyenlere ulaşılmaması gerektiğini, reklam almak isteyenlere ise ulaşılması gerektiğini konuştuk” diye konuştu.

Prof. Dr. Memiş, bu işi çok düzgün yapanlar olduğu gibi izinsiz yapan firmaların da olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Kişisel veri olarak adlandıracağımız telefon numaraları gibi veriler, ücret karşılığında satılır hale geldi. Reklam ticaretin olmazsa olmazıdır, bunu kısıtlamak gibi bir amacımız asla olamaz. Biz insanları rahatsız edebilecek boyutlardaki reklamlara karşıyız. Yapılan anketler de aslında toplumun yüzde 95’inin bunlara karşı olduğunu göstermektedir. İhtiyacımız olan reklamların mesajları bize geldiğinde mutlu oluyoruz. Çünkü biz tüm reklamlardan rahatsız değiliz. Ancak istemediğimiz reklamlar geldiğinde, ya da ihtiyacımız olmayan ürünlerden reklamlar geldiğinde rahatsız olabiliyoruz. Aslında tartışmamızın ana konusunu da bu oluşturuyor.” İş için kullanılan kişisel verilerin asla şirket dışına çıkarılmaması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Memiş, “Bu nedenden kaynaklanan tüm zararların çalışanlara ve kurumlara zarar vereceği hakkında eğitim verilmelidir” dedi. Prof. Dr. Memiş, daha sonra katılımcılardan gelen sorulara yanıt verdi. İşte toplantıda sorulan sorular ve Prof. Dr. Tekin Memiş’in verdiği cevaplar:

 

Yasa ertelenemez mi?

 

Bir yasanın ertelenebilmesi için bir yasa hükmüne ihtiyaç vardır. Bu yasanın çıkarılma sürecinde ben de orada bulundum. Hiçbir şekilde ertelenmeyeceğini düşünüyorum. Gümrük ve Ticaret Bakanı da bu yasanın arkasında duruyor. Ben de böyle bir yasanın ertelenme şansını oldukça düşük görüyorum.

Dernekler, birlikler ve STK’lar bu yasa kapsamında mıdır?

 

Dernekler birlikler ve STK’ların göndermiş olduğu ileti Elektronik Ticari İleti değil. Bu nedenle de kanun kapsamında değil. Bu kapsama ticari amaçlar ile gönderilmiş olan iletiler giriyor. Ancak Türk Ceza Kanunu’nun kişisel verilerin elde edilmesinde herhangi bir istisnası yok. Yani elde edilen verilerin nasıl elde edildiği sorusuna STK ve vb. yerlerin geçerli bir cevap verebilmesi gerekiyor. Bu soruların meşru bir şekilde cevaplanması gerekiyor. Aksi takdirde savcılığa suç duyurusunda bulanabilme hakkı vardır.

 

Bayilerin yapacakları müşteri iletişimlerinden merkez marka (ana marka) sorumlu mudur?

 

Kanunun hükümlerine baktığımız zaman ticari iletiyi kimin yaptığı, kimin adına yapıldığı vb. gibi hususların burada yazıyor olması lazım. Aslında markanın adının kullanılıyor olması cezanın doğrudan markaya geleceği anlamına gelmiyor. Reklamı kim yapıyorsa, iletişimi kim kuruyorsa cezanın muhatabı da odur. Ancak eğer bayiniz ya da distribütörlük verdiğiniz kişiler isim belirtmeden bu iletileri gönderiyor ise cezanın size gelme ihtimali de vardır. Bu nedenle bu yasa itibariyle yaptığınız anlaşmalara bunları da eklemeniz gerekmektedir.

 

Zımni izin nedir? Zımni izin için minimum kaç SMS gönderimi tavsiye edersiniz?

 

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bir idari mekanizma kurdu bu durumlar için. Bu idari mekanizmayı idare edebilecek kadar mesajın elinizde olması gerekir. Bu bir de olabilir iki de. Bu iletişimin türüne bağlı ya da iletişim sıklığına bağlı değişkenlik gösterebilir. En azından elimizde bir tane olmalıdır. İdari soruşturmayı yapacak kişiler açısından bu çok önemlidir.

 

Daha evvel bir ticari iletişime girmiş olan, ama yasal bir izni olmayan kişilere elektronik ileti gönderemez miyiz?

 

Tüketici ya da mesajı alan kişi her zaman şikâyet edebilir.

 

Bir kişi firmaya çıkmak istediğini bildirdi ama firma o kişiyi gönderi listesinden çıkarmadı ve şikâyet edildiğinde firmamız çıkarma talebi almadı dedi. Bu durumda firmanın izinsiz iletişime geçtiği nasıl ispat edilebilir?

 

Eğer elektronik posta tüketicinin elinde mevcutsa yapılacak hiçbir şey yoktur. Mesaj müşterinin elinde durduğu sürece reklamı gönderen kişinin yapacak bir şeyi yoktur. Ticari elektronik iletide sektörün ya da tüccarın tacirlerin göndermiş olduğu elektronik posta sisteminin çalışmıyor olması mahkemeler tarafından da, kanun uygulayıcılar tarafından da dinlenmeyecek.

 

İnternette veya diğer mecralardan e-posta ve telefon bilgilerini girerek kayıt olmaktalar ama bu telefon ve e-posta gerçekten o kişiye mi ait bilemiyoruz? Double opt-in nedir? Doğrulama kodu ya da onay kodu nedir?

 

Aslında bunlar için tavsiye edilebilinecek en doğru sistem Double opt-in sistemi. Yani kişi bu şekilde herhangi bir formda bir elektronik posta veya cep telefonu numarasına reklam gönderebilme onayını aldığı zaman ilk numara bizim sistemimize girildi bizden gerçekten reklam almak istiyor musunuz sorusunu yöneltmek gerek. Aslında buna gerek duyulmaz. Bu tür sistemlerin olmaması için önlem almak amacıyla double opt-in sisteminin kurulması gerekiyor.

 

GSM operatörleri kurumlar datalarımızı satıyorlar? Bu yasa buna engel olacak mı? Çıkarmak istediğimizde kolayca çıkaramıyoruz. Datayı sattıkları markalar adına SMS gönderiyorlar ama çıkma yolunu göstermiyorlar. Kişiler SMS’i markadan mı, yoksa o markaya data satan bir firmadan mı aldığını bilemiyor. Telekom operatörleri veya data satan bir firmadan mı aldığını bilemiyor.  Telekom operatörleri veya data toplayarak “İzinli veri tabanım var” diyerek satan firmaların durumları nedir?

 

7. maddede çok net bir düzenleme vardır. Bu kanunda bir hizmet sağlayıcı bir de aracı hizmet sağlayıcı iki tane kavramımız var. 7. maddenin ikinci fıkrası çok net olarak  haberleşmenin türüne bağlı olarak iletinin konusu, amacı ve başkası adına yapılması dahilinde kimin adına yapıldığına ilişkin bilgilere yer verilmesi lazım diyor. Bu nedenle aracılık edilen reklamların bildirilmesi lazım. Tüketici karşısında ya da iletiyi alan kişi karşısında muhatabın belirlenebiliyor olması lazım. Buna aykırı davranışlarda 9. maddede yer aldığı gibi cezalandırılabilir. Burada cezayı alacak kişi datayı satan kişidir.

 

Toplu izinsiz gönderinin cezası 10.000-50.000 TL arası. Toplu gönderim yapıldığı nasıl anlaşılır? Neye göre toplu izin olduğu tespit edilecek? Bunun sorgulanmasını gönderi yapan aracı operatörlere devletin sorma yetkisi var mı? (Bu firma, şu tarih ve saat aralığında toplu bir gönderi yaptı mı?)

 

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bu kanun uygulamasında yetkili merci olduğundan gerekli bilgileri çok net alabilecek.

Devlet bu konuyu nasıl takip edecek? Süreç nasıl olacak?

 

Devletin bu konuyu takip etmek gibi bir düşüncesi yok. Bence olmaması da gerekir. Devlet her gelen sms’i kontrol edemez. Bunlar şikâyetler üzerine işleyecek bir sistemdir.

 

Cezalar kime ödenecek? Kişiler bu şikâyetlerinden tazminat alabilirler mi?

Kişilere ödenmeyecek. Yani dava sonucunda bir ceza ortaya çıkarsa bunu şirketler devlete ödeyecek.

 

Kişiler yapmış oldukları şikâyetlerin sonucunu takip edebilecekler mi?

 

Edebilecekler. Bu bir idari soruşturma olduğundan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı kurumlara ve kişilere sonuçları bildirecektir.